KARAR İNCELEMELERİ
Prof. Dr. Fevzi ŞAHLANAN, İ.Ü. Hukuk Fakültesi

Haftada 5 gün çalışılan işyerlerinde cumartesi gününün yıllık ücretli izin süresinden sayılıp sayılmaması

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/1602
Karar No: 2017/1644
Tarihi: 11/01/2018

Karar Özeti:
Cumartesi akdi olarak tatil edilmiştir. Yıllık iznin yasada düzenlenme amacı farklıdır. Bu nedenle hesaplamada Cumartesinin yıllık izne dahil edilmesi doğru değildir.

İlgili Mevzuat:
4857 sayılı İş K.md.46,57,59

Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığın Tersane Komutanlığı askeri işyerinde 24.06.1996 - 14.07.2016 tarihleri arasında saatlik ücretle işçi olarak çalıştığını, iş akdinin sona erdiğini, müvekkilinin Türk Harb-İş Sendikası üyesi olup TİS hükümlerinden yararlandığını, 25. Dönem TİS’ in 25. maddesi uyarınca günde 8,5 saat ve haftada 5 gün üzerinden toplam 42,5 saat çalıştığını, ancak ücretinin haftada 45 saat üzerinden ödendiğini, TİS 60. maddede yıllık izinlerin düzenlendiğini, davalı işverenin TİS hükmü uyarınca akdi tatil olarak kabul edilen cumartesi gününü yıllık izin süresinden saydığı için yıllık izinlerin eksik kullandırıldığını, iş akdinin sona erdiği tarihte yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi hükmü Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2015/16428 Esas, 2015/21565 Karar sayılı ilamı ve 4857 sayılı Yasanın 56. maddesi göz önüne alındığında cumartesi gününün yıllık izin süresinden düşürülerek izin hakkı kullandırdığı için yıllık izin sürelerinin tamamının işverence kullandırılmadığını, ayrıca bunun ücretinin de ödenmediğinden bahisle 10.035,00 TL izin ücret alacağının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yıllık izin alacaklarının zamanaşımına uğradığını, İş Kanunu’nun 56. maddesinde yıllık ücretli izin günlerinin hesabında izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatili ve genel tatil günlerinin izin süresinden sayılmaması gerektiğini, 63. madde uyarınca çalışma süresinin ise genel olarak haftada 45 saat olduğu ve aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin haftanın çalışılan günlerinin eşit ölçüde bölünerek uygulanması gerektiğini, yine İş Kanunu 46. maddede tatil gününden önce 63. maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışma koşuluyla 7 günlük zaman dilimi içerisinde en az 24 saat dinlenme verilmesi ve bir iş karşılığı olmaksızın ücretin ödenmesi gerektiğine ilişkin düzenleme bulunduğunu, 394 sayılı Hafta Tatili Kanunu’nda da 6 günden fazla çalıştırmanın yasaklandığını, 2492 sayılı yasada hafta tatilinin pazar günü olarak belirtildiğini, TİS’in 31. maddesinde vardiyalı çalışan işçiler hariç hafta tatilinin pazar günü olarak sayıldığını, cumartesi gününün iş günü kabul edildiğine ilişkin hüküm bulunduğunu, söz konusu bu mevzuatlar kapsamında cumartesi günü çalışılmamasının hafta tatili olarak kabulünün mümkün olmadığını, hafta tatili sayılan cumartesi günleri içerisinde ayrıca ücret istenemeyeceğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
Karşıyaka 2. İş Mahkemesi’nin 23.05.2017 tarih ve 2016/429 Esas: 2017/216 Karar numaralı kararı ile davanın reddine karar verildiğini anlaşılmıştır.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; cumartesi günlerine denk gelen izin süreleri için yıllık ücretli izin alacağının talep edildiğini, davacının hak etmiş olduğu yıllık izinlerin tamamını kullanamadığını, TİS çerçevesinde haftada 5 gün, günde 8,5 saat, haftada toplamda 42,5 saat çalışılıp 45 saat üzerinden ücret ödenmesinin kararlaştırıldığını, bu sebeple davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiklerini belirtmiştir.

Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Tüm dosya kapsamına göre; Cumartesi akdi olarak tatil edilmiştir. Yıllık izne dahil edilmesi söz konusu değildir. Yıllık izinin yasada düzenlenme amacı farklıdır. Bu nedenle hesaplamada Cumartesinin yıllık izne dahil edilmesi doğru değildir. 4857 sayılı Yasanın 46. maddesine göre, 7 günlük zaman dilimi içerisinde işçiye kesintisiz en az 24 saat hafta tatili verilmelidir. Bu düzenleme nispi emredici nitelikte olup, ücretli hafta tatili süresi sözleşme ile işçi lehine artırılabilir. Aynı yasanın 55. maddesine göre hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günleri, yıllık ücretli izin hakkının hesabında çalışılmış gibi sayılır. Yasanın 57. maddesine göre yıllık ücretli izin süresine rastlayan hafta tatili ile genel tatil ücretleri ayrıca ödenir. Yasanın 59 maddesine göre, iş sözleşmesi sona erdiğinde, işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücreti, akdin sona erdiği tarihteki günlük çıplak brüt ücret üzerinden hesaplanarak kendisine ödenir. Öğreti ve uygulamada, yıllık izin ücretinin, iş akdinin fesih tarihindeki günlük çıplak ücret üzerinden hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir. Yıllık izin ücretinin saat ücreti üzerinden ve saat esasıyla hesaplanması mümkün değildir: Yargıtay 9. HD’sinin 15/06/2015 tarih, 2015/16428 E, 2015/21565 K sayılı kararında belirtildiği gibi Cumartesi gününün, Pazar gününe ek olarak akdi tatil olarak kabul edilmesi halinde bu günlerin yıllık izin süresinden sayılmaması gerektiğine karar verilmiştir. 28/04/2017 tarihli ek bilirkişi raporu usul ve yasaya uygundur ve bilirkişinin belirlediği rakam dikkate alınmalıdır. Bu nedenle yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1. Karşıyaka 2. İş Mahkemesinin 23.05.2017 tarih ve 2016/429 Esas: 2017/216 sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE;
2. 8.856,00 TL brüt yıllık izin ücret alacağının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
Davacının faizle ilgili en yüksek işletme kredi faizi talebinin REDDİNE,
3. Davalı harçtan muaf olduğundan davalıdan harç alınmasına yer olmadığına ve davacıdan alınan peşin harç 29,20 TL’nin talebi halinde davacıya İADESİNE,
4. Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 2.180,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5. Davanın reddedilen kararı yönünden davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 1.179,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Davacı tarafından yapılan toplam 436,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 387,77 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7. Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine, istinaf başvuru harcının mahsubuna,
8. Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 6763 sayılı Yasanın 5/1. maddesi ile değişik 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8/3. maddesi uyarınca temyiz kanun yolu kapalı olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi. 11/11/2018
Muhalefet Şerhi: Davacının çalıştığı süreye yönelik TİS hükümlerinde izin konulu maddelerinde “yıllık ücretli izin süresine rastlayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri izin süresinden sayılmaz. Cumartesi günleri ise iş günü kabul edilir” şeklinde hükümler bulunup, bu hükümlerin tüm dosya kapsamında değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, işçi lehine yorum ilkesinin yasada açık düzenleme bulunmayan hallerde söz konusu olabileceği, TİS’in izin konulu maddelerinde Cumartesi günlerinin işgünü olarak kabul edildiğine ilişkin açık düzenlemesi karşısında, Yerel Mahkemenin davanın reddine yönelik kararının usul ve yasaya uygun yerinde bir karar olduğu, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde, davacının yaptığı istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiğine karar verilmesi kanaatiyle sayın çoğunluğun değerli görüşüne katılamamaktayım. 11/01/2018

Kararın İncelenmesi
Öncelikle belirtelim ki 2004 yılından günümüze kadar yaklaşık 14 yıldır sürdürdüğümüz Yargıtay Kararlarının değerlendirilmesine ilişkin karar incelemeleri bilindiği gibi hep Yargıtay’ın, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik ile ilgili Dairelerinin kararlarının değerlendirilmesi şeklinde süregelmiştir. Ne var ki 23 Ekim 2017 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8 inci Maddesi ile başta 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20 inci maddesi uyarınca açılan işe iade davaları olmak üzere, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun pek çok maddesine dayanılarak açılan davalar hakkında Yargıtay yolu kapatılmış ve istinaf yoluna başvurulması halinde Bölge Adliye Mahkemelerinin söz konusu davalar hakkında kesin olarak karar vermesi öngörülmüştür. Getirilen bu yeni düzenleme nedeniyle, bundan böyle İş Hukukuna İlişkin Karar incelemelerimizi yeri geldiğinde Bölge Adliye Mahkemelerinin Yargıtay yolu kapalı olan kesin kararları üzerinden sürdüreceğiz. Bu nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’nin 11/01/2018 tarihli kararı bu sayıdaki karar incelememize konu olarak seçilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi’nin inceleme konumuz kararı, karar metninde yapılan incelemeden de anlaşılacağı üzere Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 15/06/2015 tarih ve 16428/21565 sayılı kararında belirtilen görüşü paylaşan bir karadır. Her iki kararda da temel uyuşmazlık konusu olan Toplu İŞ Sözleşmeleri ile Cumartesi gününün Pazar gününe ek olarak akdi tatil günü olarak kabul edildiği durumlarda, Cumartesi gününün de Pazar günleri gibi yıllık izin süresinden sayılıp sayılmaması konusudur. Gerek inceleme konumuz olan istinaf mahkemesi ve gerekse yukarıda belirttiğimiz 2015 yılında verilen 9. Hukuk Dairesi kararlarında söz konusu durumda Cumartesi gününün de tıpkı hafta tatili olan Pazar günü gibi yıllık ücretli izin süresinden sayılmaması yönünde olmuştur. Karar metninden de anlaşılacağı gibi istinaf mahkemesine göre; “... Cumartesi akdi olarak tatil edilmiştir. Yıllık izne dahil edilmesi söz konusu değildir. Yıllık iznin yasada düzenlenme amacı farklıdır. Bu nedenle hesaplamada Cumartesinin yıllık izne dahil edilmesi doğru değildir. 4857 sayılı yasanın 46 ıncı maddesine göre 7 günlük zaman dilimi içerisinde işçiye kesintisiz en az 24 saat hafta tatili verilmelidir. Bu düzenleme nisbi emredici olup ücretli hafta tatili süresi sözleşme ile işçi lehine artırılabilir...”
İstinaf Mahkemesi kararında belirtilen yukarıdaki gerekçeye dayanılarak karardaki gibi bir sonuca varmak kanımca isabetli bir yorum tarzı değildir. Öncelikle belirtelim ki kararda belirtilen İş Kanunu’nun 47’nci maddesinde yer alan 7 günlük zaman dilimi içerisinde işçiye kesintisiz en az 24 saat hafta tatili verilmesine ilişkin yasal düzenleme maddedeki “en az” sözlüğünden de anlaşılacağı gibi mutlak emredici bir düzenleme olmayıp nisbi emredici bir düzenlemedir. Başka bir anlatımla işçinin yasal hafta tatili olan günü sözleşmelerle Cumartesi gününün de akdi bir tatil günü olarak eklenmesi mümkündür. Ne var ki sözleşmelerle bu tür bir düzenleme yapılmış olması, yıllık ücretli izin günlerinin hesabında 56. maddenin 5. fıkrası yönünden izin süresine rastlayan ulusal bayram, hafta tatil ve genel tatil günleri bakımından izin süresinden sayılmaması, kural olarak akdi tatil günü olan Cumartesi gününü kapsamaz. Cumartesi kural olarak iş günüdür. İşçilerin hafta arasında 7,5 saat yerine 9 saat çalışmaları ve Cumartesi günü dinlenmeleri, Cumartesi gününün işgünü niteliğini ortadan kaldırmaz. Cumartesi günü çalışmamasının nedeni bu güne ilişkin çalışma süresinin haftanın diğer beş gününe dağıtılmak suretiyle tamamlanmasıdır. Bu hususun işçiye daha uzun yıllık izin hakkı tanınmasıyla bir bağlantısı yoktur. (Süzek, 12. Baskı, 858-859; Centel, Ücret, 234-235, Çelik Caniklioğlu Canbolat, 29. Basım, 529, Eyrenci, 8. Basım, 339).
Karara konu olan olayda olduğu gibi Toplu İş Sözleşmesi’yle taraflar Cumartesini akdi bir tatil günü olarak kabul edebilirler. Ancak böyle mücerret bir kabul, Cumartesi gününü 56’ncı maddenin beşinci fıkrası kapsamına sokmaz. Buna karşılık Cumartesi gününü akdi tatil günü olarak kabul eden taraflar, sözleşmeyle akdi tatil günü olan Cumartesi gününün, yıllık ücretli izin süresinden sayılmamasını açıkça kararlaştırmış olmalarına engel değildir. Karara konu olan olayda Cumartesi gününü akdi tatil günü kabul eden Toplu İş Sözleşmesi tarafları söz konusu günün yıllık ücretli izin süresinden sayılmaması hususunda bir düzenleme yapmadıkları gibi tam aksine Cumartesi gününü iş günü olarak kabul etmişlerdir.

Sonuç
Yukarıda belirtilen nedenlerle inceleme konumuz kararın akdi tatil olan Cumartesi gününü İş K.md.56/V kapsamındaki günlerden sayarak yıllık ücretli izin süresine dahil etmemesi yönündeki karara ilişkin görüşünü paylaşmak mümkün değildir.