Dünya alarm verirken değişim şart

Yerküre, insanoğlu için tehlike çanlarını çalarken, tekstil ve hazır giyim endüstrisi buna kulak tıkayabilir mi?

Teknik Tekstiller Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası üyelerine verdiği eğitim, değişimin kaçınılmaz olduğunu gösteriyor.

Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası üyeleri için Teknik Tekstiller Araştırma ve Uygulama Merkezi işbirliği ile 13 Nisan 2018’de “Tekstil Sektöründe Enerji Yönetimi ve Sürdürülebilirlik” konulu bir eğitim gerçekleştirildi. Programın ilk bölümünde “enerji yönetimi”, ikinci bölümünde ise “sürdürülebilirlik” konularına ağırlık verildi.
Dokuz Eylül Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Dilek Kumlutaş’ın verdiği enerji yönetimi sunumunda, dünyada ve Türkiye’de enerji tüketimi, enerji yönetimi, binalarda ve tesisatlarda yalıtım, ilgili standart ve yönetmelikler, yalıtım malzemeleri, sektörlere göre atık ısı sıcaklıkları ve sistemleri, tekstil sektöründe atık ısının geri kazanılması ve uygulamalar, buhar kazanları ile ısı değiştiricileri üzerinde duruldu.
Sunumda, son yıllarda hızla artan nüfus, doğal kaynak ve enerji tüketimi, artan kirlilik gibi sorunlardan dolayı yerkürenin yaşamı destekleme kapasitesinin tehlikede olduğunun altı çizildi. Buna rağmen, endüstriyel sistemin bugün “modern” olarak nitelenen yaşam tarzlarının doğurduğu talepleri karşılayabilmek için var olan bilgisi ve teknolojisi ile atık üretmeye ve kaynak yönetimi açısından verimsiz çalışmaya devam ettiği belirtildi.
Uşak Üniversitesi Malzeme Bilimi ve Nanoteknoloji Mühendisliği Bölümü’nden Doç. Dr. Eylem Kılıç’ın verdiği sürdürülebilirlik konulu ikinci sunumda ise şu başlıklar öne çıktı:
- Son 10 yılda “süper hızlı ve süper ucuz” moda akımıyla beraber tüketici davranışları değişti, bununla beraber giysi tüketimi ve gömü alanlarına atık olarak gönderilen tekstil atıkları da önemli derecede arttı.
- Tekstilde sürdürülebilirliği olumsuz etkileyen faktörlerden en önemlileri;
• Pamuk üretiminde yüksek miktarda su kullanımı,
• Pestisit ve gübre kullanımı,
• Sentetik liflerin üretiminde kullanılan yenilenebilir olmayan ve toksik kimyasallar,
• Tekstil ürünlerinin kullanım aşamasındaki yıkama-kurutma işlemleri sırasında tüketilen su ve enerji,
• Tekstil ürünlerinin kıtalararası ulaşımı sırasında ortaya çıkan karbon salınımı,
• Özellikle üretimin yoğun olduğu Uzakdoğu ülkelerindeki tekstil çalışanlarının olumsuz çalışma koşulları.
- Tekstil üreticileri çevre açısından daha az zararlı materyalleri seçerek; üretim aşamasında daha az enerji, daha az su ve güvenli kimyasalların tüketildiği temiz üretim yöntemlerini kullanarak; lojistik aşamasında üretimi tekstil hammadde tedarikinin sağlandığı yerde gerçekleştirerek; tasarım aşamasında dayanıklı, uzun ömürlü, geri dönüştürülebilir ürünlerin tasarlanmasını sağlayarak ve en önemlisi daha iyi koşullarda işçi çalıştırarak, tüketicilere, tekstil çalışanlarına, çevreye ve tekstil üreticilerine fayda sağlayacak, yeni sürdürülebilir moda sisteminin oluşmasına katkıda bulunabilirler.