İzmir’de tekstil ve hazır giyim zirvesi

Sektörün karşı karşıya olduğu güçlükler, İzmir Tekstil ve Hazır Giyim Sempozyumu ve Medikal Tekstiller Kongresi’nde masaya yatırıldı.

Akıllı tekstiller, Sanayi 4.0, sürdürülebilirlik, yeni elyaflar, eğitimde e-learning uygulamaları... İzmir Tekstil ve Hazır Giyim Sempozyumu ve Medikal Tekstiller Kongresi’nde, alanında uzman isimler tekstil ve hazır giyimdeki en güncel gelişmelere dair fikir alışverişinde bulundu.

Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Tekstil Mühendisliği Bölümü’nün üç yılda bir düzenlediği Uluslararası İzmir Tekstil ve Hazır Giyim Sempozyumu’nun (IITAS) 14’üncüsü ve Medikal Tekstiller Kongresi’nin (EGEMEDITEX) 3’üncüsü, 26-28 Ekim’de eşzamanlı olarak düzenlendi.
Yeniliklerin ve güncel konuların paylaşıldığı, alanında uzmanlaşmış araştırmacıların ve firmaların sunumları ile bilgi alışverişinin sağlandığı IITAS ve EGEMEDITEX’te 80’i aşkın sözlü sunum, 60 da poster sunumu yer aldı.  
Sempozyumun açılış konuşmasını IITAS ve EGEMEDITEX 2017 Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Perrin Akçakkoca Kumbasar yaptı. Kumbasar, uluslararası rekabet deneyimi ile ülkemizin kalkınmasında önemli role sahip olan tekstil ve hazır giyimin, bilgi çağının hızına ayak uydurarak ve kendisini her yönden geliştirerek sürdürülebilirliğini sağlayabileceğini belirtti.

Kayhan: “Türkiye’nin en demokratik sektörü”
Sempozyumun ilk oturumunda Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası Başkanı (TTSİS) Muharrem Kayhan da bir konuşma yaptı. Kayhan, Türk tekstil ve hazır giyim sanayisinin, verdiği dış ticaret fazlası, yarattığı katma değer ve teşviklere hızlı cevap verebilmesiyle ülke ekonomisine ve sosyal hayata katkısından bahsetti. Muharrem Kayhan, 50 binden fazla KOBİ ile Türkiye’nin her yanına yayılmış olan sektörün, kadın istihdamında da operatörlükten yöneticiliğe; dünyaya örnek teşkil ettiğini, bu yönüyle Türkiye’nin en demokratik sektörü olduğunu vurguladı.
TTSİS Başkanı Kayhan, Türk tekstil ve hazır giyim sanayisini iki zorlu aşamanın beklediğini belirtti. Söz konusu zorlu  aşamalardan birinin işgücü maliyeti olduğunu vurgulayan Kayhan, Doğu Avrupa’nın Türkiye’den ucuz işgücü maliyetine sahip olduğunu, diğer taraftan Türkiye’deki işgücü maliyetinin Batı Avrupa ile hemen hemen eşit hale geldiğini, dolayısıyla elyaftan başlayan entegre yapımızın Avrupa ile rekabet etmesinin zor olduğunu ifade etti. Kayhan ayrıca, mülteci krizi yaşayan ülkemizde, sığınmacıların sosyal güvence çerçevesinde iş hayatına kazandırılması sorununun daha fazla gecikmeden çözülmesinin, ileriye dönük yatırım planları yapan ve fazla sayıda işçi istihdam eden tüm sanayiler için önemli olduğuna değindi.
Zorlu aşamalardan ikincisinin elyaf kullanımı olduğunu söyleyen Muharrem Kayhan, eskiye göre elyaf kullanım kompozisyonunun değiştiğine işaret etti; 40 yıl önce dünyadaki elyaf kullanımının yüzde 70’inin pamuk olduğunu, bugün ise yalnızca yüzde 25’inin pamuk, yüzde 2’sinin yün, geri kalanın ise yapay elyaf olduğunu belirtti.
Tekstil sanayisinin gücünü ilk olarak pamuk üreticiliğinden edindiğini ifade eden Kayhan, Türkiye’nin, giderek daha nadir bir elyaf haline gelen pamuk üretiminde gücünü koruyabilmesi için ekim alanlarının artırılması gerektiğini kaydetti. Kayhan diğer taraftan, sentetik elyaflar ve yeni yüzeylere daha yakın üretimlerin de peşinden gidilmesi ve tüketicilerin bilinçlendirilmesi gerekliliğine dikkat çekti.
Muharrem Kayhan, son olarak üç yıldır başkanlığını yaptığı, 1900’lerde İngiltere’de kral fermanı ile kurulan ve tüm TTSİS üyelerinin de üyesi olduğu Textile Institute’un bilgi birikiminden üniversitelerin yararlanmaya devam etmesinin önemine işaret etti.

Fayat: “Sektör orta gelir tuzağına düştü”
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği’nin eski Başkanı Şeref Fayat da sempozyumda bir konuşma yaparak, hazır giyim sektörünün son üç yıldır yerinde saydığını ve orta gelir tuzağına düştüğünü belirtti. Fayat, bunun en büyük sebebinin, hazır giyim alıcılarının yüzde 50’sinin Türkiye’de son dönemde yaşanan talihsiz olaylar nedeniyle ülkemize gelmekten vazgeçmesi olduğunu söyledi. Elyaf tüketimine de değinen Şeref Fayat, 2030’dan sonra doğal pamuk tüketiminin hazır giyimde biteceğini ve kimyasal esaslı elyafların temel hammadde olacağını öngördüklerini belirtti.
İlk oturumda ayrıca Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Emre Kızılgüneşler ve Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekan Vekili Süheyda Atalay konuşma yaptı.

Sertifikasyon zorunluluğu
Sempozyumun öğleden sonraki programında ise sendikamız adına Gamze Kılınç Ustabaş, “Tekstil Sektöründe Mesleki Yeterlilik Belgesi Zorunluluğu” başlıklı bilgilendirme sunumunu yaptı. Sunumunda Mesleki Yeterlilik Belgesi’ne dair noktalara açıklık getiren Ustabaş, Tekstil Sertifikasyon Merkezi’nin faaliyetlerinden de bahsetti. 4 Nisan 2015’te 6645 Sayılı Kanun’un yasalaşması ile tehlikeli ve çok tehlikeli işlerden olup Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tebliğleri ile belirlenecek mesleklerde, 12 ay sonra Mesleki Yeterlilik Belgesi’ne sahip olmayanların çalıştırılamayacağını belirten Ustabaş, belgesiz çalışan her kişi için işveren ya da vekiline 527 TL idari para cezası kesileceğini vurguladı. Şu an 81 meslekte Mesleki Yeterlilik Belgesi zorunluluğunun bulunduğunu, 26 Eylül 2017’de yayımlanan tebliğ ile tekstil sektöründe iplik ve terbiye alanında yer alan 6 mesleğin zorunluluk kapsamına dahil edildiğini ifade eden Ustabaş, bu alanda belge vermek üzere yetkili iki kurumdan birinin Tekstil Sertifikasyon Merkezi olduğunu dile getirdi.
Sempozyumda akıllı tekstiller, sürdürülebilirlik, Sanayi 4.0, yeni elyaflar, hijyen ve antimikrobiyal tekstiller, eğitimde e-learning uygulamaları da ele alındı.

Öne çıkan notlar…
Akıllı tekstiller: Başlangıçta daha ziyade tıp, bebekler, yaşlılar ve engelliler gibi bakıma muhtaç kişilerle askeriye ve uzay yolcuları için önem taşıyan akıllı tekstiller, son birkaç yıldır tekstil ve hazır giyimde önemini artırıyor.  Giyilebilir akıllı tekstiller ile bebek ve yetişkinlerin sağlık durumlarına ilişkin izleme, veri toplama ve erken müdahale yapılabilecek.
Sanayi 4.0: Tüm sektörler Sanayi 4.0’dan etkilenecek ve fabrikalar akıllı teknolojilere geçiş yapacak. Yeni sistemler üretim ortamında her verinin toplanmasına ve iyi bir şekilde izlenip analiz edilmesine olanak sağlayacak.
Sürdürülebilirlik: Üretim ve tüketim alışkanlıklarımız sürdürülebilir değil. Bu sebeple doğrusal yerine döngüsel ekonomiye geçiş kaçınılmaz. Enerji verimliliği, geri dönüşüm ve karbon ayak izinin azaltılması önem taşıyor.
Yeni elyaflar: Doğal elyafların üretimi ve kullanımına ilişkin rakamlar düşüyor. Gelecekte fonksiyonel özellik kazandırılmış sentetik elyafların kullanımı artacak.
Hijyen ve antimikrobiyal tekstiller: Tek kullanımlık medikal ürünler; bandajlar, yatak yaralarına ilişkin konfor artırıcı yatak örtüleri ve diyabetli hastalarda ayak yaralarına uygulanacak bandajlar, yaşlı nüfusun artmasıyla orantılı olarak önem kazanıyor.
Eğitimde e-learning uygulamaları: İnternet ve web tabanlı eğitim sistemlerinin tekstil mühendisliği eğitiminde kullanımına ilişkin çalışmalar söz konusu. Bu eğitim sistemleri öğrencilerin dersten önce konuyu web tabanlı sistem üzerinden çalışması, soruları çözmesi ve derste tartışmalara katılarak proje üretmesini kapsıyor.