Kuzey Kore-ABD gerginliği tekstile doping olur mu?

Kuzey Kore’nin nükleer denemelerinin ardından, kimi üreticiler alımlarının bir kısmını Türkiye ve bölge ülkelere kaydırdı.

Kuzey Kore’nin nükleer denemelerinin ardından, Kuzey Kore’ye karşı alınan yeni ambargo kararlarının Koreli üreticiyi vurduğu belirtiliyor. Kimi üreticiler de bölgedeki gerginlikten rahatsız olan markaların alımlarının bir kısmını Türkiye ve bölge ülkelere kaydırdıklarına dikkat çekiyor.

Kuzey Kore’nin nükleer ve balistik füze denemeleri, Eylül ayında dünyayı sıcak çatışmanın eşiğine getirdi.
Kuzey Kore lideri Kim Jong-Un’un sınır tanımayan tavrı ABD ile krizi tırmandırırken, Washington’ın bastırmasıyla Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, Pyongyang’a yeni yaptırımları oybirliğiyle kabul etti.
Son yaptırımlar, Kuzey Kore’nin nükleer programına para ve kaynak sağlamasını engellemeyi amaçlıyor. Bu kapsamda Kuzey Kore’ye rafine petrol satışına sınırlama ve en büyük ikinci gelir kaynağı tekstil ihracatına ambargo getirildi. Karar son derece önemli, zira Kuzey Kore yönetiminin tekstil ihracatı 760 milyon doları buluyor.
Kararla birlikte Çin, Kuzey Kore’den tekstil ithalatını yasakladı ve bu ülkeye petrol ürünleri ihracatını sınırlandırdı. AB Konseyi de 2006’da başlattığı sektörel yaptırımları genişletti. Bu tedbirler kapsamında, Kuzey Kore’den tekstil ithalatı yapılamayacağı, hatta Kuzey Kore vatandaşlarına AB ülkelerinde çalışma izni verilemeyeceği de açıklandı.
BM Güvenlik Konseyi’nin kararı Kuzey Koreli tekstil üreticisini vurmuş durumda. Bu ülkeden ve hatta Çin dahil çevre ülkelerden alım yapan uluslararası markalar da bölgedeki gerginlikten tedirgin.
H&M’den Zara ve Mango’ya dünya markalarının alım politikalarında değişikliğe gittiği, alımlarının bir kısmını Türkiye ve bölge ülkelere kaydırdıkları belirtiliyor.
Avrupa Tekstil ve Hazır Giyim Konfederasyonu (Euratex) Başkan Yardımcısı Ruşen Çetin ise uzun yıllardır Kuzey Kore’ye ambargo uygulandığını hatırlatarak, “Türkiye’nin bu süreçte avantajlı olabilmesi için fiyat konusunda rekabetçi olması lazım. Ancak çok da rekabetçi olamıyoruz. Son dönemde üreticiler zararına üretim yapıyorlar” diyor.
IMF verilerine göre, Kuzey Kore 221 dünya ülkesi arasında en zengin 119’uncu ülke konumunda. Kişi başı milli gelirin bin 300 doların altında olduğu ülkenin gayrisafi milli hasılası ise 29 milyar dolar seviyelerinde. ABD’nin ekonomik ambargosu altında olan ülkenin ekonomisi zor günler geçiriyor.
T.C. Ekonomi Bakanlığı İhracat Genel Müdürlüğü’nün hazırladığı Kuzey Kore raporuna göre, ülke 2015 yılında 3 milyar dolarlık ihracata karşılık, 3.4 milyar dolarlık ithalat yaptı. 400 milyon dolar dış ticaret açığı veren ülkenin en çok mal sattığı ülke ise 2.5 milyar dolarla Çin oldu. Mevcut tabloda Çin, Kuzey Kore’nin en büyük müşterisi iken, onu 99 milyon dolar ile Hindistan takip ediyor. Türkiye, Kuzey Kore’nin en çok ihracat yaptığı 10’uncu ülke konumunda; aynı yıl Türkiye’ye 14 milyon dolarlık mal satışı gerçekleştirilmiş durumda.
Türkiye’nin Güney Kore’den ağırlıklı kumaş, örme kumaş aldığına dikkat çeken Türkiye Hazır Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Şeref Fayat, bölge hakkında şu bilgileri veriyor:
“Birincisi Çin, Bangladeş gibi ülkelerden daha çok alım yapılıyor. Kore önemli bir hazır giyim üreticisi olmakla birlikte kendi pazarı için çok güçlüdür. Uluslararası markalar Türkiye’de de 15 Temmuz sonrası sorun yaşanabilir diye yaklaştılar, ama öyle olmadı, alımlara devam ettiler. Piyasada, Kuzey Kore ile ABD arasında gerginlik olsa bile BM’nin devreye gireceği ve bir savaş çıkmayacağı beklentisi hâkim. ABD ile Rusya, her konuda olduğu gibi bu konuda da karşı karşıya. Ambargo kararının bu sıkıntıları durduracağını düşünüyorum. Bu önlem savaş olmadan işi çözecektir.”
Yurtdışından gelen talep, yerli üreticiyi yeni yatırımlara sevk ediyor. Kipaş Yönetim Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Öksüz, bu talepler doğrultusunda yıllık 30 milyon metrekare ilave üretim yapmak üzere yeni tesis yatırımı yaptıklarını belirterek, “Kahramanmaraş’ta şubat ayında üretime başlayacak olan bu yeni yatırımımızla birlikte denim kumaşta kapasitemizi iki katına çıkarmış olacağız” diyor.

Değer endeksi düştü
Hazır giyim üretiminde öne çıkan Türkiye’de, yurtdışından siparişler gelmesine karşın üretimin katma değeri düşük ürünlere yöneldiğine dikkat çekiliyor.
Son bir yıldır miktar endeksini artırıp değer endeksinin düştüğüne dikkat çekiliyor. Öyle ki 5-6 yıldır miktar endeksinin yüzde 10 artmasına karşın değer endeksinin yüzde 5 düştüğüne, bu süreçte sektörün adetli ve ucuz ürünleri yapmaya yöneldiğine vurgu yapılıyor.
2012-15 arasında her yıl yüzde 5 değer artışı olurken, 2015’teki terör saldırılarından sonra geriye doğru gitmeye başladı. Yerli üretici, üretirken fakirleştiği bir sürece girdi; orta-uzun vadede sürdürülemez bir noktaya gelindi. Uzmanlar, mevcut durumda, ana pazarımız olan Almanya ile ilişkileri tekrardan normalleştirip toparlanma yaşanılması gerektiğine dikkat çekiyor. Avrupa Birliği sürecinde ilerleyen Türkiye’ye geri dönülmesi de çözüm yolları arasında gösteriliyor.
Türkiye’nin hazır giyim ihracatının yüzde 70’i AB ülkeleri iken, onların toplam hazır giyim ihracatı içindeki payımız ise sadece yüzde 6.5. AB ülkeleri Türkiye’den yaşanabilecek bir kaybı kolay ikame edebilirken, Türkiye AB ülkelerinden azalan kısmı zor telafi edebilecek bir konumda. Oysa son dönemde AB ülkelerinin hazır giyim satın almaları artarken bizden alımlarının giderek azaldığına da dikkat çekiliyor.

Ruşen ÇETİN / EURATEX Başkan Yardımcısı:
Fiyat konusunda rekabetçi olamıyoruz
Dünyanın birçok bölgesinde gerginlikler söz konusu. ABD-Kuzey Kore gerginliği de bunlardan biri. Uzun yıllardan bu yana Kuzey Kore’ye ambargo uygulanıyor. Bu ülkeler arasındaki gerginlik çevreye de yansıyor, ancak savaş beklentisi yok. Türkiye’nin bu süreçte avantajlı olabilmesi için fiyat konusunda rekabetçi olması lazım, ancak çok da rekabetçi olamıyoruz. Son dönemde üreticiler zararına üretim yapıyorlar.

Abdülkadir AKKUŞ / Akkuş Group Yönetim Kurulu Başkanı:
Siparişlerimizde artış yaşadık
Kuzey Kore ile ABD arasında yaşanan gerginlik dünya markalarının bu bölgedeki üretici ülkelerden alım yapmaya çekinmelerine neden oluyor. Bu nedenle de Türkiye ve bölgesindeki ülkelere yönelmiş durumdalar. Özelikle Türk üreticiler hızlı termin süreleri ile bu süreçte öne çıkıyor. Biz de Akkuş Tekstil olarak siparişlerimizde yüzde 10’ları geçen oranlarda bir artış yaşadık.