Pakistan STA’sında buzdağının görünmeyen yüzü: Trafik sapması

Türkiye ile Pakistan arasında imzalanması planlanan STA, trafik sapması gibi bir tehdidi de beraberinde getiriyor.

Türkiye ile Pakistan arasında imzalanması planlanan Serbest Ticaret Anlaşması’nın (STA) etkisiyle, Türk tekstil sanayisinin rekabet gücünü kaybetmesi bekleniyor. Ancak bu buzdağının sadece görünen yüzü... Trafik sapması tehdidine yakından bakalım.

Pakistan ve Türkiye arasında imzalanması planlanan STA, diğer üçüncü ülke ürünlerinin trafik sapması sebebiyle Türkiye’ye girmesi riskini doğuruyor. Zira Pakistan’ın üçüncü ülkelerle de STA’sı bulunuyor ve bir anlaşma halinde bu ülkelerin tekstilden elektroniğe çeşitli yelpazedeki ürünlerinin Pakistan üzerinden Türkiye’ye gelmesi mümkün olacak.  Trafik sapması sonucu Çin ve Bangladeş gibi ülkelerin ucuz tekstil ve hazır giyim ürünlerinin Pakistan üzerinden Türkiye’ye girişinin önü açılırsa, tekstil ve hazır giyim fabrikalarının büyük bölümü kapanacak. Sektörü zora sokacak bir başka trafik sapmasının da Vietnam ile STA imzalayan Avrupa Birliği (AB) üzerinden yaşanacağı bildiriliyor.

Peki, tekstilciler trafik sapmasını önlemek için ne tür bir mekanizma kurmalı?
Sektör temsilcilerine göre, trafik sapmasını önlemek mümkün. Bunun için, ithalatta üretici beyanı talep edilmesi gerektiğine dikkat çekiliyor. İthalat yaparken üretici menşei istenmesi uygulamasını halihazırda ABD de Türkiye’ye uyguluyor.
Üretici beyanı uygulamasının yanı sıra bir diğer önlem, yüksek miktarda ithalat yapılan üreticilerin yerinde kontrolü ile trafik sapmasının önüne geçmek mümkün oluyor. Üreticinin beyanı ile tespit edilen üretim kapasitesi, üretilen ürünler vb. uyumsuz ise ithalata izin verilmeyerek trafik sapmasının önü kesilebiliyor.
Bu konuda, sektör ve bakanlık işbirliği yapıp kayıtlardaki miktarı kontrol ederek ilerleyebilir.

Trafik sapmasını izleyen komisyon var
Kipaş Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ahmet Öksüz de, İstanbul Tekstil Hammaddeleri İhracatçı Birlikleri çatısı altındaki İhracatı İzleme Komisyonu’nu hatırlatıyor: “Bu komisyon trafik sapması konusunu izliyor. Üretim yapılmayan bir kalemin olması halinde bakanlığa bilgi veriliyor. Bakanlık da Türkiye’deki ithalatçıyı inceleyip ona göre tedbir alıyor.”
Trafik sapmasının pamuklu tekstil sanayiinin her kesimini etkileyeceğini belirten Öksüz, “Bu konuda bakan ve müsteşarımızla toplantılar yaptık, son toplantılarda ‘sektörün istediği gibi olacak’ sözünü aldık” diyor. Pakistan için ‘buzdağı’ benzetmesi yapan Ahmet Öksüz şöyle devam ediyor: “Buzdağının görünmeyen tarafı da, Pakistan-Çin STA’sı. Çin ile STA yaptıktan sonra Pakistan’a Çin’in ihracatı patlamış durumda. Pakistan’ın alım gücü düşük. Bu da artışın tamamen trafik sapması kaynaklı olduğunu ortaya koyuyor. Trafik sapması ile klimadan elektroniğe kadar Çin malları Türkiye’ye gelecektir. İlla ki yapılacaksa sınırlı kalmalı.”

AB ile de bu sorunu yaşıyoruz
2011 yılındaki ek vergi uygulamaları sonrası bazı AB ülkelerinden Türkiye’ye ihracatta önemli artışlar dikkati çekmişti. Daha sonra bu artışların trafik sapmasından kaynaklandığı anlaşıldı. Türkiye’ye, üretim kapasitelerinin çok üzerinde ihracat yapan bazı AB ülkelerinin Uzakdoğu’dan getirdikleri malları trafik sapması marifetiyle ülkemize soktukları anlaşılıyor. Başta AB’nin yeni üyeleri olan eski Doğu Bloku ülkeleri olmak üzere, Türkiye’ye bu şekilde ihracat yapılıyor.
Şimdi de AB’nin diğer ülkelerle yapacağı yeni STA’lar, Türkiye’nin ithalatını artıracak. Türkiye’nin tekstil sanayiinde en önemli rakipleri olan Çin, Vietnam ve Bangladeş gibi rakipleri ile Pakistan arasında var olan STA’lar kanalıyla, Türkiye pazarı bu ülkelere de açılmış olacak.
Türkiye’nin 2015 yılında Pakistan’dan gerçekleştirdiği 310 milyon dolarlık ithalatın 216 milyon dolarını, yani yaklaşık yüzde 70’ini tekstil ve hazır giyim ürünleri oluşturmuştu. İki ülke arasında imzalanacak olası bir STA sonrasında, Pakistan’dan tekstil ve hazır giyim ürünlerinde ithalatta çok hızlı bir yükseliş bekleniyor.

Gümrük Birliği nasıl önlem alıyor?
Trafik sapması, ticaretin normal seyrinin, ülkelerin farklı tarife ya da tarife dışı önlemler uygulaması sebebiyle yön değiştirmesi anlamına geliyor.
Gümrük birliklerinde, üyeler arası ticareti engelleyen ya da kısıtlayan gümrük vergileri ile kota, tarife kontenjanı vb. tarife dışı engeller kaldırılarak ve Gümrük Birliği dışındaki ülkelere karşı ortak tarife uygulanarak malların yön değiştirmesi, yani trafik sapması önleniyor.
STA’larda ise ticaret sapması menşe kuralının uygulanmasıyla önleniyor. Makedonya ve Malta gibi ülkeler, kendi üretimleri olmayan malları trafik sapmasıyla Türkiye’ye gümrüksüz ihraç ediyorlar. Bu durum yapılan tüm uyarılara rağmen devam ediyor. Türkiye ile AB arasındaki mevcut Gümrük Birliği kurallarına göre, AB ile STA imzalayan Vietnam’ın tekstil ürünleri de Türkiye’ye gümrüksüz girebilecek. Vietnam’ın ihracatının en büyük ikinci kaleminin tekstil ve hazır giyim olduğunu düşünürsek, Türkiye’ye yoğun bir şekilde Vietnam ürünlerinin ithalatının söz konusu olacağı tahmin ediliyor. Bu durumda Türkiye’nin sektör temsilcileri, devlet desteği ile üretilen Vietnam mallarıyla rekabet edemeyecek.
Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi Nevzat Seyok, Pakistan ile STA imzalandıktan sonra özellikle tekstil ve hazır giyimin sıkıntıya gireceğini, ancak Pakistan’a ürün satacağını düşünen diğer sanayi sektörlerinin de o pazarda Çin ile rekabet edemeyeceklerini söylüyor.
STA imzalanırsa, şu anda 200 milyon dolar civarındaki tekstil ve hazır giyim ithalatının kısa sürede 2-3 milyar dolara yükseleceğine dikkat çeken Nevzat Seyok, “Çünkü Pakistan ile Çin arasındaki STA’dan sonra Çin’in Pakistan’a ihracatı 4 milyar dolardan 17 milyar dolara yükseldi. Sektörümüz 2011’de getirilen ek gümrük vergileri sayesinde büyüme yakalamıştı. Şimdi bu STA yürürlüğe girerse önce konfeksiyonda, sonra da tekstilde ciddi istihdam kayıpları olur” diyor.

Fabrikalar kapanabilir
Bu konu ciddiye alınmazsa tekstil fabrikalarının, bir süre sonra da konfeksiyon fabrikalarının kapanacağına dikkat çeken Adana Sanayi Odası ve Kıvanç Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Kıvanç, “Çünkü hazır giyim imalatı da Pakistan’a kayar. Bu mesele tekstil ile hazır giyim sektörünün ortak sorunudur” diyor.
2011 yılında Türkiye’nin Pakistan’dan 600 milyon dolarlık tekstil ve hazır giyim ürünü ithal ettiğini hatırlatan Zeki Kıvanç, şunları söylüyor: “Ek gümrük vergisi konulunca rakam 2016 sonu itibariyle 200 milyon dolara indi. Eğer ek vergi olmasaydı 2016 sonunda Türkiye’nin Pakistan’dan tekstil ve hazır giyim ithalatı 1.6 milyar dolara ulaşacaktı. Pakistan ile STA imzalanırken tekstil ve hazır giyim kapsamdan çıkarılmazsa Asya’nın ucuz ürünleri Türkiye pazarını istila edecek.”

Sabri Ünlütürk / Ege İhracatçi Birlikleri Koordinatör Başkanı:
İthalata üretici beyanı istenebilir
İhracatta trafik sapması yoluyla Türkiye pazarına Çin ya da diğer ülkelerden ürünler girebilir. Bu durum da Türkiye’deki üretici birçok sektörün Çin’den gelecek ürünlerle rekabet gücünü azaltacaktır. Bunun için bir önlem almak mümkün. Bu çerçevede ABD’nin bize uyguladığı şekilde ithalatta üretici beyanı talep edilirse ve yüksek miktarda ithalat yapılan üreticilerin yerinde kontrolü yapılırsa sapma önlenebilir.

Nevzat Seyok / Türkiye Tekstil Sanayii İşverenleri Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi:
Ciddi istihdam kayıpları olur
STA imzalanırsa, şu anda 200 milyon dolar civarındaki tekstil ve hazır giyim ithalatı kısa sürede 2-3 milyar dolara yükselecek. Çünkü Pakistan ile Çin arasındaki STA’dan sonra Çin’in Pakistan’a ihracatı 4 milyar dolardan 17 milyar dolara yükseldi. Sektörümüz 2011’de getirilen ek gümrük vergileri sayesinde büyüme yakalamıştı. Şimdi bu STA yürürlüğe girerse önce konfeksiyonda, sonra da tekstilde ciddi istihdam kayıpları olur.

Şeref Fayat / Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği Başkanı:
Sanki bu STA’yı Çin ile yapıyoruz
Giyim sanayicileri olarak Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu kanalıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a rapor gönderdik. Biz asıl Türkiye’nin, Pakistan üzerinden Çin’in pazarı haline gelmesinden endişeliyiz. Sanki bu STA’yı Pakistan ile değil de Çin ile yapıyoruz. O kadar kritik bir konu. 2011’de uygulamaya başladığımız ek vergiler sayesinde tekstil ve hazır giyim sanayimizde en az 200 bin ilave istihdam sağlandı. Konfeksiyonda da birçok marka yurtdışında üretimini azaltıp yurtiçinde üretime yöneldi. Şimdi bu tablo tersine dönecek. Trafik sapması yoluyla Türkiye pazarına girecek Çin tekstil ve hazır giyim ürünleriyle rekabet şansımız kalmaz. Çin her sektörde çok büyük üreticidir ve hem bizim sektörümüz adına hem de diğer sektörler adına ciddi sıkıntı olacağını söyleyebilirim.