2017’de İran çıkarması

İran’a ambargonun kaldırılmasının ardından, tekstil ve hazır giyim sektörlerinde de beklentiler yükseldi.

20 milyar dolarlık İran hazır giyim iç pazarından yalnızca 986 milyon dolarlık pay alabilen Türkiye, bu payı yükseltmek için düğmeye basıyor. Sektörün önde gelenleri İran’daki varlıklarını artırmaya hazırlanıyor.

İran ile nükleer program konusunda uzlaşıya varılmasının ardından, 16 Ocak 2016’dan başlamak üzere İran’a yönelik olarak uluslararası yaptırımların kaldırılma kararı alınmıştı. Ortadoğu’nun ikinci büyük ekonomisine ve 80 milyonluk genç bir nüfusa sahip ülkeye uzun süredir devam eden ambargoların kaldırılması, diğer pek çok sektörde olduğu gibi tekstil ve hazır giyimciler için de önemli fırsatlar yarattı.
İran’ın sadece kadın nüfusunun bile 40 milyon ile Avrupa’nın birçok ülkesinden daha kalabalık olduğu ve önümüzdeki yıllarda ekonomik refahının büyük olasılıkla artacağı göz önünde alındığında, giyim, kuşam ve aksesuar anlamında ülkenin taşıdığı potansiyel daha net görülüyor.
Fakat toplamda 20 milyar dolarlık İran hazır giyim iç pazarında Türkiye’nin yalnızca 986 milyon dolarlık payının bulunması, bu pazardan büyük bir pay alamadığımızı gösteriyor. Ambargo sonrası İran pazarındaki büyük potansiyeli gören tekstil ve hazır giyimciler, özellikle 2017’yle birlikte İran pazarına yönelmek için kolları sıvadı.
Türkiye hazır giyim sektöründe 2015 yılında 17 milyar dolar ihracat ile dünyada sekizinci büyük tedarikçi, örme giyim pazarında dünyada üçüncü, çorapta ikinci, denimde ise dünyada lider ihracatçı konumunda. 2016’nın 10 aylık döneminde hazır giyim ihracatı yüzde 1.2 artışla 14.3 milyar dolara yükseldi. Genel olarak, hazır giyim ihracatında pazar dağılımına bakıldığında ise ihracatın halen yüzde 70’den fazlasının AB ülkelerine yapıldığı görülüyor.
Uzmanlar, hazır giyim ihracatının çoğunluğunun AB ülkelerine yapılmasından yola çıkarak, ekonomik krizlerden daha az etkilenmek için mutlaka pazar çeşitliliğine gitmemiz gerektiğine vurgu yapıyor.
Bu noktada komşumuz olan ve ekonomik yönden güçlü bir potansiyel taşıyan İran ortaya çıkıyor. İran hazır giyim ithalatının 2013-15 arasında 395 milyon dolardan 986 milyon dolar seviyesine çıktığı dikkate alındığında, pazarın büyüme potansiyeli daha açık görünüyor. Mevcut gelişmelerin yanı sıra pazarın önümüzdeki dönemde katlanarak büyümeyi sürdüreceğine ilişkin önemli işaretler bulunuyor.

“İşadamları İran’a gitmeli”
İran ile Türkiye arasındaki toplantılar sonucu 2015’te yürürlüğe giren Tercihli Ticaret Anlaşması ile 125 üründe yüzde 40 oranında indirim yapıldığını ifade eden İran İslam Cumhuriyeti’nin Türkiye’deki Ticaret Müşaviri Hamid Zadboom, bunların 30 tanesinin hazır giyim ve tekstil alanında olduğunu belirtiyor.
Hazır giyim ve tekstilde, kaçak ürünlerin iki ülke arasında ciddi problemlere sebebiyet verdiğini söyleyen Zadboom, Tercihli Ticaret Anlaşması ile kaçak ürün oranının da azaldığını ifade ediyor.
“İran’da iş yapmak isteyen Türk işadamlarının mutlaka İran’a gidip yüz yüze görüşme gerçekleştirmeleri gerekiyor. İran’da tekstil alanında yılda iki kez gerçekleşen fuarlara katılmak şart. Bu fuarlardan biri tekstil, diğeri ise tekstil makineleri fuarı” diyen Zadboom, İran Başkonsolosluğu ve İran Ticaret ve Sanayi Bakanlığı olarak Türk işadamlarının sorunlarını çözmek için her zaman hazır olduklarını, Türk işadamlarının sorularını kendisine e-posta ile gönderebileceğini belirtiyor.

Türk markaları tanınmıyor
İran Tekstil Üretici ve İhracatçılar Birliği’nin eski Genel Sekreteri Mehdi Yekta da, İran’ın hazır giyim talebi kadar, üretim yaptığı alanlardaki hammadde ihtiyacına da değiniyor.
İran’da 2016 itibarıyla yürürlüğe giren markaların korunmasına yönelik kanun ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Yekta, üretimin yüzde 20’sinin İran içinde bulunması kaidesi ile markaların tescil edilmesinin kolaylaştırıldığını ve isim benzerliği bulunan markalar ile ciddi bir mücadele başlatıldığını ifade ediyor.
“Kopya üretime son verilmesi açısından yeni düzenleme çok önemli. Bu kanun, Türk firmalarının kendi markaları ile İran pazarına girmeleri için büyük bir fırsat” diyen Yekta, Türkiye’nin tekstil sektöründe İran’a yaptığı ihracata rağmen, İran piyasasında müşterilerin Türk markalarını tanımadığını, İranlı mağaza sahiplerinin Türk markalarını sattığını, bu sebeple tanınırlığı sağlayacak pazarları oluşturmak gerektiğini dile getiriyor.
Mehdi Yekta ayrıca, hazır giyimin yüzde 60’ının Tahran’dan, kalan kısmın çoğunluğunun ise Kaşan’dan İran’a dağıldığını ve Türk firmalarının hazır giyimde en büyük rakiplerinin Çin ve Güney Kore olduğunu kaydediyor.

“Potansiyel yüksek”
İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Yönetim Kurulu Üyesi ve İHKİB Tahran Türk Ticaret Merkezi Komite Başkanı Ercan Hardal, 2015 yılında sadece Türk ürünlerinin sergilendiği bir fuar düzenlediklerini anlatıyor. Ancak Tahranlı üreticilerin protestosu ile karşı karşıya kaldıklarını, bunun üzerine Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ile bir ticaret merkezi kurmaya karar verdiklerini belirten Hardal, bu doğrultuda çalışmaların tamamlandığını ve Türk Ticaret Merkezi’nin (TTM) açılışının 16 Aralık 2016 tarihinde gerçekleştiğini dile getiriyor.
“İran’da hazır giyimde 20 milyar dolar iç pazar tüketimi var ve bu talebin 986 milyon dolarını da Türkiye karşılıyor. Maalesef bu oran çok düşük. Fakat potansiyelimizi kullanarak bu payı artırabiliriz. Sadece İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği olarak, 10 ayda 14 milyar dolar hazır giyim ihracatı yaptığımızı hatırlatmam gerek” diyen Hardal, bunun potansiyeli ifade etmek açısından önemli bir rakam olduğunu kaydediyor.
Hardal son olarak, İran’daki TTM’ye rağbetin oldukça fazla olduğunu, şu an için hiç yer kalmadığını, ancak talep göz önüne alınarak bir kat daha alınmasının söz konusu olduğunu sözlerine ekliyor.

Ercan Hardal / İHKİB Yönetim Kurulu Üyesi ve İHKİB Tahran Türk Ticaret Merkezi Komite Başkanı
İran bir anda en çok ihracat yaptığımız 11’inci ülke
Sektörümüzün İran’a ihracat rakamlarını incelediğimizde, özellikle 2014 ve 2015 yıllarında ciddi artış oranları yakalandığı görülüyor. 2013 yılında sadece 26 milyon dolar ihracatımız varken, 2014 yılında bu rakam birden 71 milyon dolara, 2015 yılında ise 121 milyon dolara yükseldi.  Ambargonun kalkmış olması ise ciddi bir doping etkisi yarattı. Geçen yıl, ocak-ekim periyotunda İran’a hazır giyim ihracatımız 98 milyon dolarken, bu yıl aynı periyotta üç katından fazla artarak tam 325 milyon dolara dayandı. Bu rakamlar nezdinde, şu an İran bir anda en çok ihracat yaptığımız 11’inci ülke konumuna yükseldi. Bu rakamın önümüzdeki dönemde katlanarak büyümesini hedefliyoruz. Komşumuz İran çok önemli bir pazar ve biz hazır giyimciler için de gerçekten çok önemli fırsatlar barındırıyor. 2015 rakamları nezdinde, İran hazır giyim pazar büyüklüğünün ağırlıklı olarak iç piyasa tarafından karşılanan yaklaşık 20 milyar dolarlık bir hacme sahip olduğu tahmin ediliyor. Bu da tekstil ithalatının hazır giyim ithalatına kıyasla daha yüksek olmasının ana nedeni.